8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
Tarih: 8.03.2019 | Okunma Sayısı:
1606
Muş Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Muş Barosu Kadın Hakları Komisyonu Basın Açıklaması
"8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü", bundan 162 yıl önce Amerika'nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlere, uzun çalışma sürelerine, insanlık dışı çalışma koşularına karşın haklı talepleriyle başlattıkları eşitlik mücadelesinde, hakları uğruna can verdikleri gündür. Geçmişten günümüze haklarımız uğruna mücadele etmiş ve büyük bedeller ödemiş kadınlarımızın yakmış olduğu özgürlük ve eşitlik meşalesidir 8 Mart&S230; Ve biz kadınların eşitlik, özgürlük, dayanışma, adalet ve emek için renklerimizi, seslerimizi birleştirdiğimiz ve tek yürek olduğumuz gündür bugün.
Ülkemizde ve dünyada kadınlar her yıl 8 Mart'ta taleplerini daha gür bir şekilde haykırmakta, bizleri yok sayan çağdışı zihniyetlere karşı çıkmakta, kadını sömüren, aşağılayan, yok eden sistem ve zihniyetlere karşı mücadele etmektedir. Ancak sadece ülkemiz üzerinden bir değerlendirme yaptığımızda dahi kadına yönelik şiddet, taciz-tecavüz, ayrımcılık, sosyal ve ekonomik alanda kadın-erkek eşitsizliği, çocuk gelinler, kadın cinayetleri vb. birçok farklı sorun ile karşı karşıya olduğumuzu ve tablonun hiç de iç açıcı olmadığını görmekteyiz.
"Türkiye'de kadın olmak zaten hep mücadele demek" tir. Çünkü ülkemizdeki ataerkil tolum yapısı, cinsiyete dayalı rol dağılımı algısı, isdihdam sorunu vb. arttırabileceğimiz birçok nedene dayalı olarak kadınlar hep bir sıfır yenik başlıyor hayata. Ve ülkemizde kadınlar nüfusun yarısını oluşturmasına rağmen belirtilen sorunlardan ötürü siyasetten sanata, eğitime, medyaya kısacası yaşamın hiçbir alanında bu oranda bir temsiliyet sağlayamamaktadırlar.
Ataerkil sistem içindeki Türkiye'de, geleneksel olarak; erkeğin eve ekmek getirdiği, kadının yegane görevinin evde çocuk büyütmek olduğu ve kadının sürekli annelik üzerinden tanımlandığı, topluma uyumlu, az ses çıkaran, sorun çıkarmayan, sadık, fedakar, geleneklere uyan bir kadın profili ile kadına cinsiyetçi bir rol biçilmiştir. Bunun yanı sıra çalışan kadınlar da birçok zorluk ile karşı karşıya kalmaktadır. İş yerlerinde karşı karşıya kaldıkları cinsiyet ayrımcılığına dayalı tutumlar, işverenlerin kadın işçileri bir yük olarak görmesi, mobbing ve taciz vb. örnekleri arttırabiliriz. Yine kadınlar bazı sektörlerde tercih edilmiyor ya da toplumun bu algısı nedeniyle kendileri bu meslekleri tercih edemiyorlar. Bütün bunların yanı sıra medyada kadına yönelik kullanılan dil, dizi- sinema gibi platformlarda kadına şiddetin reyting malzemesi yapılması, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin magazinselleştirilmesi, sıradanlaştırılması ayrıca üzerinde durulması gereken bir husustur.
Tüm bu sorunlara ilişkin olarak öncelikle aileden başlayarak toplumun her alanında cinsiyet eşitsizliğine yönelik sorunların temeline inilmeli ve etkin çözümler üretilmelidir. Bu kapsamda kadınlara yönelik her türlü şiddet eyleminin açıkça kınanması, toplumun her alanında eşitliğin sağlanması, kadının ekonomik özgürlüğü için çalışmasının önündeki engellerin kaldırılması ve şiddete uğrayan kadınlar için başvuru ve sığınma evlerinin sayısının artırılması, ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ve yasal yardımın yapılması gerekmektedir. Yine kadın haklarına yönelik gerek uluslararası sözleşmelerin gerekse de iç hukukumuzdaki ilgili yasal düzenlemelerin geliştirilmesi ve daha etkin uygulanması gerekmektedir.
Kadınlara yönelik tacizin, tecavüzün, şiddetin ve kadın cinayetlerinin her gün aratarak devam ettiği bu dönemde İstanbul Sözleşmesinin ve 6284 Sayılı Kanunun daha etkin uygulanması gerekirken; 6284 Sayılı Kanun yuva yıkan kanun gibi gösterilmektedir. Toplumda böylesi bir algı yaratılmasını ve "evlilik affı, nafakanın tartışmaya açılması" gibi çocukların ve kadınların temel haklarını ihlal edeceği kesin olan önerileri Türkiye'nin gündemine taşımak kabul edilemez bir durumdur.
İnanıyor ve biliyoruz ki, kadınlarımızın hayata daha fazla katılmaları, daha aydınlık bir geleceğe ulaşmamızın yegane koşuludur. Muş Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak kadını özgür olmayan bir toplumun özgür olamayacağına dair inancımızla tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nünü kutluyoruz.
Muş Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu
RESİM GALERİSİ